Embed

FOTON KUŞAĞI NEDİR?

FOTON KUŞAĞI NEDİR?


Foton Kuşağı, yüksek enerjili fotonlardan oluşan büyük bir kuşaktır. 21 Aralık 2012 Cuma günü güneş sistemimiz tüm gezegenleri ile birlikte bu kuşağa girdiğinde, dünyamızın ozon deliği onarılacak ve tüm yaşam 3. boyuttan 5. boyuta geçecektir. 5. boyuta sadece dünyamız değil tüm güneş sistemimiz ve elemanları geçecektir. İnsanların 2 sarmallı DNA'ları ikişerli olarak biraraya gelip 12 sarmallı bir DNA'ya sahip olacaklar. Bu olay sırasında tüm insanların çakraları açılacak ve duyuları ve algılamaları artacaktır. Herkes birbirinin düşüncesini okuyabileceğinden, bu ilk önce kısa süren bir kaosa neden olacak fakat daha sonra herkes bir düşünce birliği halinde bir araya gelerek, önyargının, yalanın ve kötü düşüncelerin olmadığı bir ortama geçilecektir. İnsanlar birbirinin auralarını görebileceklerdir. 12 sarmallı DNA'ya geçiş sonrası insanlarda hiçbir hastalık kalmayacak, hasta olanlar kendilerini ve birbirlerini iyileştirebilecekler. İnsanlar ölümsüz olacaklar. Ölüm olayı ise fiziksel dünya'da kalmaktan vazgeçip başka bir boyuta geçmeye karar verme şeklinde olacak. Yani, dünya'da geri kalanlar (kalmayı seçenler) ölmeye (başka boyut gitmeye) karar verenlerin ortadan bir anda kaybolduğunu göreceklerdir. Fiziksel dünyamızda kalmayı seçen insanların ışık bedenleri olacak ve bu cennete benzeyen ışıklı dünyada çok güzel vakit geçirecekler. Fiziksel olarak 2000 yıl kadar sürecek olan bu olay sonrasında foton kuşağı güneş sistemimizi terkedecek (başka bir deyişle, güneş sistemimiz foton kuşağının içinden çıkacak). Foton kuşağı deneyimi Evren'de bizimkisi gibi dünyalarda sık olmadığı için, bu deneyimi yaşamak için uzaklardan uzaylı ırklar da gezegenimize gelecekler. Zaten bu ırklar şu an yola çıktılar bile. Bu büyük uzay gemileri bugün itibarıyla dünyamızdan da görülmekteler. Bununla ilgili haberler ajanslarda vardır.

 

 

FOTON KUŞAĞI İLE İLGİLİ SIKÇA SORULAN SORULAR

Foton Kuşağına nasıl hazırlanacağız?
Meditasyon yaparak ve kuşakla ilgili bilgilerimizi etrafımızdakilerle paylaşarak

Foton Kuşağı diğer memelileri nasıl etkileyecek?
Gezegenimizin nazik devleri olan balinalar, tarihi kayıtları yüzbinlerce yıldır kuşaktan kuşağa aktardılar. Foton enerjisi insanları bu sevecen yaratıklarla iletişim kuracakları bir düzeye getireceği için, sahip oldukları bu bilgiyi insanlarla paylaşacaklardır. Balinalar, bir gün insanların kendilerini av olarak görmeyi bırakacağını biliyor ve o günü uzun bir süredir bekliyorlardı. Bu bekleme süresi boyunca insanların onları acımasızca avlamalarını bile anlayışla karşıladılar. Barındırdıkları bilgi hazinesi ortaya çıktığında, insanlık onları getirdikleri bu değerden ötürü balinaları onurlandıracaktır. Aynı şekilde, yunuslarla insanlar iletişime geçerek çok yüksek bilgileri paylaşacaklarından, yunusları korumaya ve sevmeye devam etmeliyiz.

Foton enerjisinin diğer hayvanlar üzerindeki etkileri nedir?
Foton enerjisi tekâmül ettirici, enerjinizi yükseltici özel bir enerji olduğundan, foton enerjisi gezegenimizdeki hayvanlar gibi tekâmül etmeyen canlılar üzerinde bir etki yaratmayacaktır. Bu yüzden pekçok tür yok olacaktır. Foton kuşağı, bu canlıların tekâmüllerinin son safhasında dünyaya bir program dahilinde özel bir zamanlamayla ulaştığından, onların artık bu dünyada var olmalarına gerek kalmayacaktır. Zaten, yaradılış olarak sahip oldukları fiziksel yoğunluktan dolayı, foton enerjisine dayanmaları mümkün değildir. Dolayısıyla, foton enerjili yeni çağda, dünyada balıklar, kuşlar, sürüngenler ve böcekler dahil olmak üzere pekçok hayvan artık bulunmayacaktır. Kediler ve köpekler özel olarak dünyaya getirilmiş ve hala tekâmül etmekte olan canlılar olduklarından, dünyadaki hayatlarına devam edecekler. Bu yüzden özellikle kedilere dikkat etmeliyiz, sevip korumalıyız.

Gezegenimizdeki kedilerin önemi nedir?
Kediler yani Felineler, birçoğunuzun Aslan İnsanlar dediği ırktır. Kızıl-altın saçlı ve genellikle ela ya da yeşil gözlü, uzun boylu yaratıklardır. Felinler son derece gelişmiş, güçlü, sevgi dolu, nazik ve yardımsever varlıklardır. Savaşta yaralandığımızda, evrenimizin doktorları olarak onlara gideriz. Herhangi bir savaşta asla taraf tutmazlar, çünkü entegrasyon ve koşulsuz sevgi derslerini çoktan tamamlamışlardır. Ayrıca enkarnasyonlar sırasında fazlasıyla zarar görmüş ruhlarla da onlar ilgilenirler. Bu ruhlar, ölümden sonra ilgilenilmesi için Felineler'e gönderilir. Felineler görevlerini yerine getirmek için 6. Boyut’ta bulunurlar ama aslında daha yüksek boyutlara ait varlıklardır. 6. Boyut, yaratılış boyutudur ve bu boyutta enerji fiziksel hale gelir. Felineler, evrenimizdeki çeşitli gezegenlerin ve galaksilerin Ruhsal Hiyerarşileri ile yakın bağlantıda çalışırlar. Bir ruh grubunun bir gezegene ve enkarnasyon için fiziksel bir araca ihtiyaç duyulduğuna karar verildiğinde, gezegeni hazırlamak ve fiziksel bedenleri yaratmak Felineler’in görevidir. Gezegenleri yarattıkları zamanlar da olur. Felineler, Dünya tarihinde çok karşınıza çıkmışlardır. Dünyanın her yanında görülen Sfenksler, varlıklarına dair en güzel kanıtlardır. En büyük hayvan olmadığı halde Aslan’ın neden ormanların kralı olduğunu hiç düşündünüz mü? Aslanları ve diğer tüm kedileri, Sirius A’ya bilgi aktaracak vericiler olarak Felineler bıraktılar. Özellikle aslanlar ormanların kralı haline getirildi, böylece öldürülmesi engellenerek, binlerce yıllık Dünya tarihi boyunca bilgi aktarımını sürdürmeleri sağlandı. Kediler, 3. ve 6. Boyutlar arasında iletişim sağlarlar. Kralların ve kraliçelerin sık sık yanlarında kedi gezdirdiklerini bilirsiniz. Antik zamanlarda, Mısır Firavunları da kediler aracılığıyla Felineler’den rehberlik alırlardı. Kedi gözü diye tanımlayabileceğiniz birine rastlarsanız, muhtemelen kısmen Feline kökenli olmalarından kaynaklandığını anlayabilirsiniz.

Foton enerjisinin diğer bitkiler üzerindeki etkileri nedir?
Bitkilerin dünyada bulunma sebebi, insan bedenlerini beslemek, kutsamak ve güzelleştirmek olduğundan, foton enerjisi geldiğinde bunlar daha çok serpilecek, çoğalacak ve dünya atmosferinin hafifliğini arttıracaklardır. Vejetaryen olanlar çok mutlu olacaklar çünkü ortada hayvan kalmadığından, daha besleyici hale gelecek olan bitkilerle beslenme devri başlayacaktır.

Foton enerjisi tam olarak nedir?
Sevgi, insanların bildiği en kuvvetli enerjidir. Sevgi enerjisi, irade ve istekle başka birisine gönderilebilir. Alıcı olmayan birisine sevgi enerjisi gönderirseniz, o kişi bu enerjiyi alacak kapasitede ve enerji seviyesinde olmadığından, yolladığınız enerji o kişinin işine yaramaz. Enerji yoluna devam eder gider ta ki onunla birleşmesine izin verecek alıcı bir birim bulana kadar. Foton enerjisi ise sevgiden daha yüksek bir enerji seviyesinde olduğundan, yoluna çıkan her türlü birime işleyebilir. Yani, daha düşük enerji titreşiminde olan birisine bile etki eden bir enerjidir. Kişi istemese de bu enerjiyi içinde hisseder.

Foton kuşağının anne karnındaki bebeğe etkisi nedir?
Foton enerjisinin etkisi, anne karnındaki bebeğe etkisi çok büyük olacaktır. Bebeğin gelişimini hızlandırarak doğumun daha kısa sürede ve daha acısız gerçekleşmesini sağlayacaktır. Hamilelik süresi en fazla 6 ay sürecektir. Anne karnındaki bebeğe hem anne hem de baba, foton ışık enerjisi sayesinde astral olarak ziyarette bulunacaklarından, bebek ile ailesi arasında tam bir birlik ve kuvvetli bir bağ kurma şansı doğacaktır. Doğum öncesi kurulan bu iletişim bağı, doğum sonrası bebeğin gelişimini hızlandıracaktır.

Foton enerjisinin insanlar üzerindeki etkisi nelerdir?
Bu hafif ve yüksek enerji sayesinde, insanlar istedikleri dış görünüşe sahip olabilecekler. Herkes birbirinin aurasını görecek, düşüncelerini okuyabilecek, telepatik yetenekleri açığa çıktığından konuşmaya gerek kalmadan yüksek hızda birbirleriyle uzak mesafelerden haberleşebileceklerdir. Şu anda insan beyinleri arası zaten kurulu olan ağı insanlar kullanamamaktadır. Foton enerjisi sayesinde insanlar bu ağla tüm insanların birbirlerine bağlı olduğu İnternet benzeri bir paylaşım ağının bilincine varacaklar, tek bir vücut gibi sürekli bu ağ sayesinde haberleşecek, paylaşacak ve güvende hissedeceklerdir. O güne kadar çözülemeyen tüm sorunlar, milyarlarca beynin uyum içinde çalışmasıyla çözülecektir. İnsanlar birbirlerini dış görünüşlerine göre yargılamaktan vazgeçecekler. Çünkü, herkes istediği dış görünüme sahip olabilecektir. Bunun bir sonucu olarak, insanlar artık birbirlerinin özbenliğine bakmaya başlayacaklar, birbirlerindeki iç güzellikleri paylaşacakları yeni bir bilince yükseleceklerdir. En sonunda, 15-20 yıl kadar sonra, herkesin görünümü galaktik kardeşlerimizin görünümüne benzeyecektir. Tüm bu değişimlerden sonra, insan beyni büyüyeceğinden, kafatasının da genişlemesi gerekecektir. Bu kader daha önceden planlandığından, insan kafatası üzerindeki kemikler, bir fermuar gibi birbirlerinden ayrılabilecek şekilde tasarlanmıştır. Kafatası, zamanla yavaş yavaş büyüyecektir. İnsanlar beyinlerinin daha fazla kısmını kullanmaya başlayacaklardır. Şu anda 7 çakraya sahip olan insanlar, 12 çakraya sahip olacaklardır. Toplam 22 çakra olduğundan, 12. çakradan sonraki çakraların açılması zamanla yavaş yavaş olacaktır. Foton kuşağı dünyayı içine aldığında çakralarımız açılarak 12 olacak, ama 22 olan çakraların tamamının açılması zaman alacaktır. İnsanlar beyinlerini birbirlerine bağlayan ağla birbirlerine foton kuşağı gelmezden önce de bağlıydılar fakat kullanamıyorlardı. Bu ağı kullanabilen çok az insan vardı. Foton kuşağının gelişi ile çakralar açılınca, bu ağ da faaliyete geçecek. Bildiğimiz, İnternet’e benzer bir ağdır bu. Herkes birbirinin düşüncesini ve bilgisini paylaşır. Diğer tüm galaktik medeniyetler bunu yaparlar. İnsanlar gerek tek tek gerek bir tek organizma gibi düşünerek, uzaklardaki medeniyetlerle iletişime geçebilecekler. Evrendeki galaktik ağa bağlanıp çok daha fazla bilgi ve tecrübe paylaşılabilecek. İnsanlar bu ağ sayesinde sadece başka medeniyetlerle değil cansız olarak düşündüğümüz gezegenleri de dinleyebilecekler. Örneğin, ilk iş üzerinde yaşadığımız Dünya Ana ile iletişime geçeceğiz. Evrende cansız hiçbirşey olmadığı için, tüm evrenin ve diğer evrenlerin canlı olarak farkındalığı ve bununla sürekli iletişim halinde olmanın ne demek olduğunu o zaman öğreneceğiz.

Foton enerjisi içinde ne kadar kalacağız?
Yaklaşık olarak ikibin yıl kadar.

2000 Yıl boyunca neler olacak?
Dünya gezegeni kuşağın içinde olduğu bu süre içinde, insanlar yaşlanmayacaklar, hastalanmayacaklar, uyumayacaklardır. Sürekli olarak bilgilerini paylaşacaklar ve kendilerini geliştireceklerdir. Bir süre sonra tüm insanlık bir doygunluğa ulaşacak, daha üst boyutlarla tek vücut olarak (beyin ağı sayesinde) iletişime geçerek, bilgilerini daha da arttıracaklardır. Birkaç yüzyıl sonra insanlığın büyük bir kısmı üst boyutlara geçmek için kendisini hazır hissedecek, bunu istediği zaman yapacağı zaman geldiğinde bunu yapacaklardır. Dünya'da kalmakta ısrar edenler de olacaktır. Üst boyutlara gidenlerle dünyada kalanlar arasında iletişim devam edecektir. Dünya'da doğumlar devam edecek, yeni doğanlar anne ve babalarından çok daha yüksek boyutlara ulaşarak, bu deneyimlerini paylaşacaklardır. Foton enerjisi var olduğu sürece, insanlar istedikleri şekillere girebilecekler, dış görünümlerini istedikleri gibi değiştirebilecekler. Bir süre sonra tüm şekiller denene denene bir doyum noktasına ulaşılacak, sonunda şekilsizlikte karar kılınacaktır. Beyin ağı sayesinde tüm bilinçler birbirlerine bağlı olduklarından zaten bir süre sonra dış görünüşün de bir önemi kalmayacaktır. Foton enerjisi dünyadaki okyanus, deniz, göller ve akarsular üzerinde de etkilidir. Çünkü dünya üzerindeki bütün su kaynakları bu enerjiyi emecektir. Bunun sayesinde, tüm dünyadaki su, pür bir hale gelecek, içinde hiçbir pislik kalmayacaktır. Bu, Dünya Ana dediğimiz Gaia'nın temizlenişinin bir parçasıdır. Foton Kuşağını o çağırmıştır, şimdi kendisini arındırmakta ve temizlemektedir. Ancak, bu temizlenme değişimleri çok yavaş ilerleyecektir. Çünkü, son birkaç yüzyıldır insanlığın dünya üzerinde yarattığı tahrip ve kirlilik o boyuttadır ki, foton enerjisi gibi çok yüksek bir enerji bile bunu çabuk temizleyememektedir. Gelen enerji ne kadar mucizevi ve güçlü olursa olsun, okyanuslar ve akarsuların iyileştirilmeleri ve temizlenmeleri birkaç yüzyıl sürecektir. Bu temizliğin bazı aşamalarına insanlar da katılacaklardır. Su, şu an kullandığımız halinden daha yüksek enerjisel bir forma geçtiğinden, su genişlemiş olarak görünecektir. Foton Kuşağı geldiğinde insanlar daha fazla su kullanıyor gibi görünseler de gerçekte daha az su içiyor olacaklar. Çünkü, suyun değeri, besleyiciliği ve enerjisi daha fazla olacaktır.

2000 sene sonra Foton Enerjisi etkisini yitirince kazandığımız özellikleri kayıp mı ediyoruz?
Tabii ki hayır. 2000 sene boyunca insanlar o kadar üst seviyelere çıkacaklar ki, artık dünyada bulunmak istemeyecekler, başka boyutlardaki iletişime ve görevlere devam edecekler. Güneş Sistemimiz ve Dünyamız Foton Kuşağı etkisinden çıktıktan sonra, hala dünyada kalmaya devam edenler de olacaktır. Ama büyük çoğunluk başka boyutlardaki cennet benzeri yaşamlarına devam edeceklerdir.

Foton enerjisine kim tekel koyacak?
Enerji kuşağı dünyayı içine aldığında, foton enerjisi dünyanın her yerinde bol olarak bulunacağından, kimse bu enerjiyi satmaya kalkmayacaktır. Bu bedava bir enerjidir. Bu mucize enerji sayesinde artık petrol, kömür, doğal gaz vs başka hiçbir enerji kaynağına ihtiyaç duymayacağız. Hiçkimse işe gitmek zorunda kalmadığından, para kazanmaya gerek kalmayacak, tüm finansman sistemi çökerek, herkesin bedava yaşayacağı bir çağa gireceğiz. Foton çağında ne altının, ne elmasın bir değeri vardır. Bu çağ, çalışılıp para kazanılacak, sonra emekli olup boşa zaman geçirilecek bir çağ değildir. Bu çağ, yüksek enerjili başka boyutlara açılan bir kapıdır. Maddiyatın sona erdiği, maneviyatın önemli olduğu bir çağdır. Şimdiye kadar yaratılan evrenlerin hiçbirisinde böyle bir deneyim yaşanmamıştır. O yüzden, sağlıklı kalıp, ölmeyerek, insan olarak bu mucizevi olaya fiziksel bedenimizle tanık olalım.

Foton kuşağını ilk olarak kim buldu?
Foton kuşağı ilk kez, Halley kuyruklu yıldızını da keşfeden astronom olan ingiliz Edmund Halley (1656-1742) yılında Pleiades takımyıldızlarını kuşatan gazımsı bir kuşak olarak gözlendi. Daha sonra, alman matematikçi ve astronom Fredrick Wilhelm Bessel ise foton kuşağının dönüş hızını keşfetti ki bu herbir yüzyılda 5.5 derece saniyedir. Jose Comas Sola, Pleiades takımyıldızındaki güneş sistemlerini keşfetti. Paul Otto Hesse foton kuşağının kalınlığını saptadı (2000 ışık yılı). Güneş sistemimiz her 25.860 yılda bir Pleiades çevresinde bir tur dönmektedir. Yani, yaklaşık olarak her 12.500 yılda bir güneş sistemimiz bu foton kuşağının içine girer. Güneş sistemimizin foton kuşağının içindeki yolculuğu 2000 sene kadar sürer. Yani, foton kuşağından çıktıktan sonra tekrar foton kuşağına girmek için 10.500 yıl geçmektedir. Bu devrelerin alt devreleri de vardır ama üst devre 206 milyon yıl sürer. Bu konu ve evrelerin detayı ile ilgili İnternet'te çok fazla bilgi vardır. 1950 yılında Paul Hesse (ölümü 1958) "Der Jüngste Tag" (Son Gün) isimli eserinde kuşaktan bahsetmiştir. Nisan 1994'te Virginia Essene (doğumu 1928) ve Sheldon Nidle (doğumu 1946) Galaktik İnsan isimli eserde Foton Kuşağından bahsetti. Daha sonra 2005'te Michael D. Harrington "Touched by the Dragon's Breath: Conversations at "Colliding Rivers" isimli eserinde defalarca foton kuşağından bahsetmiştir.

Foton Kuşağını bugün görebilir miyiz?
Çıplak gözle görünmez. Çünkü, gamma ışınlarından oluşmuştur. 10-6-10-4nm arasındaki yüksek frekanslı fotonlardan oluştuğu için, görmek yada fotoğrafını çekmek için özel ve pahalı kamera sistemleri gerekmektedir.

Güneş sistemimizde şu an ne gibi değişikliklere sebep oldu?
Mars atmosferi kalınlaştı. Jüpiter, Uranüs ve Neptün'ün manyetik alanları kalınlaştı. Güneş'in manyetik alanı genişledi ve güçlendi. Güneş'in manyetik alanı 1987'den beri %230 arttı. Dünya'nın uydusu Ay'ın atmosferi hiç yokken, şimdi çok ince bir atmosferi var.

Dünya'daki değişiklikler?
1973'ten itibaren dünyadaki deprem istatistiklerine bakıldığında, depremlerin %400 arttığı görülmektedir. 1975'ten itibaren volkanik aktivite %500 artmıştır. 21 Aralık 2012’de dünya foton kuşağına girecek ve girdikten 5-6 gün sonra, 27-28 Aralık’tan itibaren foton kuşağı enerjisinin etkileri görünmeye başlayacaktır. Dünya ile birlikte tüm güneş sistemi 5. boyuta geçecektir.

5. boyut nedir?
Şu anda içinde bulunduğumuz boyut 3. boyuttur. Bundan sonra gelen boyut 4. boyut olup bu boyut düşünce boyutudur. 5. boyut ise hiçbir dualite ve korkunun bulunmadığı bir boyuttur. Dolayısı ile bu boyutta Yin ve Yang bulunmaz. Saf sevgi boyutudur. 3. boyutta doğan bizler herşeyi ikiye bölerek büyürüz. Önce karanlığı sonra ana rahminden çıkınca aydınlığı, sıcağı, sonra soğuğu öğreniriz. Bu şekilde her şeyi ikiye böle böle dual olarak fiziki dünyayı öğreniriz. Büyüyüp aklımız erdiğinde ise içinde doğduğumuz bu 3. boyutlu, dualitik dünyadan başka, dualitenin olmadığı bir boyutu düşünemeyiz, hayal edemeyiz, idrak edemeyiz. Çünkü, doğumdan itibaren beyin o şekilde formatlanmıştır. Foton kuşağı enerjisi bizi 5. boyuta taşıdığında ise tüm öğrendiğimiz ve kanıksadığımız dualitik şartlanmalar ortadan kalkacağı için bu kısa süreli bir paniğe neden olacaktır. Karanlıkla aydınlığın, sıcakla soğuğun, beyazla siyahın, güzel ve çirkinin aslında hep aynı şey, tek bir şey olduğu gerçeği, bu tek gerçek dışındaki tüm görüntüler ve hislerin aslında bir kandırmaca, hayâl, illüzyon olduğu öğreneceğiz. Dualite yani ikilik kalktığında, karşımızdaki insanı artık yargılayamayız. Ona güzel yada çirkin diyemeyiz. Onu olduğu gibi kabul ederiz. Foton enerjisi etkisi sayesinde dualitenin kalkışı alıştıra alıştıra, yavaşça olacaktır. Dualitenin kalkışı ne kadar yavaş olsa da bu yavaş yavaş kalkışı bile kabul edemeyenler olacaktır. O yüzden, foton kuşağı gelmeden, 3. boyuttaki nefsi köreltme, herşeyin tek bir kaynaktan geldiğini idrak etme ve meditasyon çalışmaları aslında hepsi dualitesiz bir yaşama alışma denemelerinden ibarettir. Biz bugün meditasyonla buna kendimizi hazırlarsak, bu geçiş foton kuşağı geldiğinde çok daha kolay olacaktır.

Foton kuşağına ne zaman gireceğiz?
Foton kuşağının kendisinin de aurası vardır. Ve ilk aura katmanına (enerji seviyesine) 1962 yılında tüm güneş sistemimizle birlikte dünyamız da girmiş durumda. Yani 1962 yılından beri foton kuşağının düşük enerjili ilk kısmının içinde bulunuyorduk. Dünya'mız ikinci enerji seviyesine ise 1987 yılında girdi. Yani, bugüne kadar 2. enerji seviyesinde idik. 2012 yılında üçüncü enerji seviyesine girmesi sırasında 3-4 gün boyunca karanlıkta kalacağız. Üçüncü enerji seviyesine (foton kuşağının kendisinin bulunduğu esas enerjili kısım) girildiğinde ise karanlık sona erecek ve artık yeryüzünde hiç gece olmayacak. 2000 yıl süren bir tek gün başlayacak. Tamamen güneşli ama 2000 yıl süren bir gün.

Foton kuşağına giriş sırasında gün gün neler olacak?
1. gün
: 21 Aralık 2012 Cuma günü kör bölgeye giriş, tüm canlıların beden tipinin değişmesi, hiçbir elektrik aygıtının çalışmaması, tam karanlık. Tam karanlığa geçiş 15-20 dakika gibi kısa bir sürede olacak.
2. gün: Atmosfer basıncının düşmesi, herkesin kendisini şişmiş hissetmesi, Güneş'in yeterli ısıtamaması, dünya ikliminin soğuması (buzul çağı soğuğu)
3.-4. gün: Atmosferin şafak vakti gibi sönük bir ışıkla aydınlanması, foton etkisinin başlaması, foton enerjili aygıtların çalışabilir hale geçmesi, yıldızların yeniden gökyüzünde belirmeleri.
5.-6. gün: 24 saatlik gündüz devresine giriş, kör bölgeden çıkıp ana foton kuşağına giriş, tüm canlıların güçlenip zindeleşmeleri, dünya ikliminin ısınması, foton ışınıyla çalışan gemilerin uzayda yolculuk yapmaya başlaması, telepati, telekinezi gibi psişik yeteneklerin ortaya çıkışı, uyanış, süperbilinç.

İlk 3 günlük karanlık nasıl bir karanlıktır?
Elinizi yüzünüze tuttuğunuzda bile elinizi göremeyeceğiniz zifir bir karanlık. Geçici körlük benzeri birşey. Hiçbir aygıt çalışmadığından ışık elde edilemeyecek. Bu sıradaki korku duygusunu atlatmanız gerekmekte. Karanlıktan sonra dünya soğumaya başlayacaktır. Bu büyük değişimin ilk safhasında pekçok insan yuvaya dönmeyi yani ölmeyi tercih edecektir. Bunu tercih edenler foton kuşağı mucizesini fiziksel olarak yaşayamadan başka bir boyuta geçerler ve artık kati suretle dünya ile bir bağları kalmaz. Yuvaya dönenler foton kuşağının mucizelerinden mahrum kalacaklar, ayrıca neler olup bittiğini de göremeyecekler. Kendisini foton kuşağı için hazırlamış olanlar ise sabredip 3. günün sonundaki aydınlığı görebileceklerdir. Bu kişiler "Yükseliş"i seçmiş olanlardır ki bu yazıyı buraya kadar okuyanlar onlardır :)

Para ve borçlar madem ortadan kalkacak, bugünden ödemesek ne olur?
5. boyuttaki istenmeyen şeylerden bir tanesi de 3. boyutta kalan bitmemiş meselelerdir. O yüzden, zamanı gelmeden önce yani 21 Aralık 2012'den önce tüm borçlarınızı bitirin, herkesle helâlleşin. Yükseliş'e tertemiz girin.

5. boyuta geçildiğinde bundan pişman olanlar olacak mı?
Evet! Bu tıpkı sınıf geçmeye benzer. 5. boyuta ayak uydurup, bilgi ve tecrübesini arttıranlar olacağı gibi, 5. boyuttaki dualite yoksunluğundan ortama alışamayanlar olacaktır. Bu, bir sonraki sınıfa geçemeyenleri çağrıştırır. Arkadaşları bir üst sınıfa terfi ederken o, aynı sınıfı tekrarlar. Sonunda gerek yanındaki yardımcı rehberleri, gerek arkadaşları sayesinde zamanla işin farkına varır ve sonunda o da dualitesiz boyuttaki yaşamını benimser.

Foton Kuşağı Güneş Sistemimizi içine aldığında Dünya hangi canlılar olacak?
İnsan, denizlerdeki ve karalardaki diğer memeliler, kedi ve köpeklerden başka canlı kalmayacak.

Foton enerjisini nasıl kullanacağız?
Uzaylı dostlarımız şu an görünmez şekilde bizimle birlikte. Gerek uzay gemileriyle uzayda dünyaya yakın konumda, gerekse fiziksel olarak insan görünümünde çok yakınımızdalar. Hiçbir evrende yaşanmamış bu mucizeye tanık olmak için buradalar. Foton enerjisini kullanmayı da onlar öğretecekler.

Bugün kullandığımız İnternet’e ne olacak?
21 Aralık 2012 Cuma günü, bildiğimiz anlamdaki tüm elektronik aletlerin çalışmaz duruma gelmesidir. Elektriği üreten her türlü santralin ürettiği enerji, artık hiçbir şekilde işe yaramayacağından, İnternet’i ayakta tutan tüm kablolu ve kablosuz altyapı ve sunucular işlevini kaybedeceğinden, İnternet, radyo ve televizyon, tüm uydu haberleşmesi, cep telefonları vs duracaktır. Tekrar çalıştırma düşüncesi anlamsız olduğundan İnternet’i tekrar faaliyete geçirmek gibi bir durum da olmayacaktır. İnternet’teki tüm bilgiye zaten sahibiz. Çakralar açılınca, İnternet’e bugüne kadar koyduğumuz tüm bilginin hayal bile edilemeyecek kadar misline ulaşır hale gelince, İnternet’in artık hayatımızda olmamasına aldırmayacağız. Çünkü, zaten İnternet’e benzer bir beyin ağını yavaş yavaş kullanmaya başlayacağız. Galaktik evrim bakımından gerekli olan bir özelliktir bu ve dünyadaki medeniyetler bugüne kadar foton kuşağı gelmeden bunu başarma yolunda adım atmadılar. Savaşlar, cahiliye çağları ve korku yüzünden insanlık bu konuda ilerleyip, diğer galaktik uygarlıklarla haberleşir duruma bir türlü gelemedi. Foton kuşağı insanlara işte bunu sunuyor.

Foton Kuşağının bir merkezi var mıdır?
Evet, foton kuşağının merkezi, Pleiades takım yıldızının ortasındaki yıldız olup bunun ismi Alcyone'dur. Alcyone dünyadan 440 ışık yılı uzaktadır. Güneş sistemimiz ve dünyamız her sene Alcyone'dan uzaklaşmaktadır. Pleiades takımyıldızındaki yıldızların (güneşlerin) isimleri ise: Alcyone, Celaeano, Electra, Atlas, Merope, Sterope I & II, Taygeta, Maia ve Pleione.

Foton Kuşağını oluşturan güç nereden gelmektedir?
Bir kara delikten. Bugünkü bilgilerimize göre, bir foton aslında bir bozondur. Bir bozon ise, fiziğin dört kuvvetine sahip en ufak parçacıktır ve aslında elektromanyetik bir güç olan ışığın kendisini oluşturur. Foton kuşağı gibi yüksek enerjili bir kuşağın oluşması fiziksel olarak mümkündür. Tek gereken şey, çok muazzam bir gravitasyonel çekim gücüdür. Böyle yüksek çekim güçleri kara deliklerde görülür. Kara deliğin etrafındaki olay ufku bir foton kuşağı oluşturabilir.

Foton Kuşağını Dünya Ana neden çağırdı?
- Dünya atmosferi, denizleri ve karalarındaki aşırı kirlenme ve ekolojik dengelerin bozulması
- Gezegenimizin tarihi kayıtlarını kaydeden balinaların sayılarının azalması
- Ozon deliği
gibi sebeplerle zaten buna ihtiyaç vardı. Bu, foton kuşağının ilk gelişi değil. Periyodik olarak her 10.500 yılda nasıl olsa geliyor. Her 10.500 yılda bir güneş sistemimizle birlikte dünyamız bu deneyimi yaşıyor. Fakat tüm bu çevrimlerde tecrübe edilmeyen birşey ilk defa yapılacak. Dünyadaki insanların DNA'ları 12 sarmallı hale gelecek ve büyük uyanış gerçekleşecek. Bunun tek sebebi ise: Galaktik evrim açısından Dünya üzerindeki insanların diğer galaktik uygarlıkların geldiği düzeyden çok aşağıda kalması (savaşlar vs).

Foton Kuşağı gelmeden önce ölenlerin durumu?
Onlar fiziksel bedenlerini kaybettiklerinden, fiziksel olarak 12 sarmallı DNA'ya sahip bir insan olarak bu tecrübeyi yaşama imkanı bulamayacaklar. Kaderleri foton kuşağı tecrübesinden mahrum olacak şekilde çizilmiş olanlar, kendilerini bekleyen diğer görevlerle uğraşıyor olacak. Fakat şurasını tekrar edelim ki, evrenimizin pekçok uzak yerinden bu benzersiz olayı izlemek ve yaşamak üzere pekçok uygarlık güneş sistemimize gelmiş bulunuyor. Bunların içinden pekçoğu gönüllü olarak dünyada bedenlenip (doğup), foton enerjisi mucizesini insan formunda yaşayacaklar. Dünya üzerindeki insanlığımız cahillik ve savaşlar yüzünden bir türlü istenen galaktik bilinç seviyesine ulaşamadı. Bu benzersiz müdahale yada muazzam upgrade, daha önce hiçbir evrende denenmemiş bir tecrübedir. İşin benzersizliği budur.

Foton Kuşağına giriş tarihi kesin midir?
Foton kuşağına giriş tarihi 21 Aralık 2012 Cuma günü olarak biliniyor. Galaktik federasyon, dünya üzerindeki insanlar ve diğer canlılar kavrulup ölmesinler diye foton kuşağının gelişinden önce bazı önlemler almak zorunda idiler. Foton kuşağının daha önceki gelişlerinde bu müdahaleler yapılmamıştı. Foton kuşağı kendi halinde bırakılsa ve hızla gelip güneş sistemimize girse türlü felaketler olurdu. Kuşak 2000 yıl sonra çıkıp gittikten sonra herşeyi baştan yapmak zorunda kalırlardı. İşte bu seferkinde herşey baştan yapılmayacak. İnsanlar ölmeyecek. Dünya ana, daha önce söylediğimiz gibi, foton kuşağının bu seferki gelişinin tamamen zararsız, hatta çok faydalı olmasını istedi. İlk kez olan durum budur. Bunu sağlayabilmek için galaktik federasyon güneşimizin ve dünyamızın manyetik kutuplarına ufak müdahalelerde bulundu. Bu müdahaleler yavaş ve zaman alıcı şekilde ilk defa 1962'de başladı ve 1987'de hız kazandı. Bu müdahaleler yapılmasa, güneşin ve dünyanın manyetik kalkanları ve kutupları foton kuşağına göre ayarlanmasa, bu hem güneşimiz hem de dünyamız için kötü olurdu. Tüm bu ayarlamalar yıllar önce galaktik federasyon tarafından başlatıldı. Kuşağın 3. kısmına giriş ve foton enerjisinden tam olarak faydalanma, karanlık devreden çıktıktan sonra, 27 Aralık günü başlayacak deniliyor. Hep birlikte göreceğiz.

Bahsedilen3 günlük karanlık günlerde ateş yakılabilir mi?
Evet. Ateş yakarak ısınma, yemek pişirme eylemleri yapılabilir.

Karanlık 3 günü atlatmak için tavsiyeler?
- İs yapmayan ateş kaynakları tedarik edin
- İçme suyu yedekleyin
- Elektrik olmadığından güvenlik sistemleri de çalışmadığından kendinizi savunacak aletler bulundurun
- 3 gün kara kış şartlarına maruz kalınacağından kalın kıyafetler bulundurun
- Hayatta kalma kitleri ve kandillerinden bulundurun
- Bu süre boyunca açık havaya çıkmayın, evde bulunun
- 21 Aralık günü uçağa binmeyin
- Panik olmayın, 3 karanlık günden sonra mucizelere tanık olun!

 

Kısaca, foton kuşağı dünya'daki tüm yaşam için çok büyük bir faydası olan, yüksek enerjili fotonlardan oluşan devasa bir kemerdir. Güneş sistemimiz bu kuşağa girdiği zaman, tekrar çıkması 2000 sene kadar sürecek. Foton Kuşağı (yada diğer ismiyle Manaşik Halka) kendi etrafındaki dönüşünü 25.860 yılda bir tamamlamakta ve güneş sistemimiz her bir 10.500 yılda bir foton kuşağına girmekte. Foton kuşağı torus şeklinde (araba lastiği biçiminde) bir kemer ve bunun kalınlığı (çapı değil, kemerin kalınlığı) 2000 ışık yılı. Önemli bir husus elektrikli hiçbir aygıtın ise foton kuşağına girildikten sonra hiçbir şekilde çalışmaması. 2000 yıl boyunca sürecek olan safhada elektrik enerjisi ile çalışacak araca ihtiyaç da olmayacak. Çünkü süperbilinç halinde olma hali ve foton enerjisi kullanabilecek teknoloji ile elektrik enerjisini kullanmaya ihtiyacımız olmayacak. Hiçbir şekilde fosil yakıt kullanmaya da ihtiyacımız olmayacak. Dünya atmosferi, okyanuslar ve akarsular yavaşça arınacak, dünya tertemiz olacak. Sürekli gündüz olacak, hiç gece olmayacak. İnsanlar, ortada hayvan kalmadığından sadece yüksek besleyici hale gelen bitkilerle beslenecekler. Yani, herkes vejetaryen olacak. İş ve para gibi olaylar devre dışı olacağından kimse çalışmayacak. Sürekli gündüz olan bu gezegenimizde herkes cennet gibi bir hali yaşayacak. Kimsenin canı sıkılmayacak çünkü herkes bugünkü İnternet ağına benzer bir ağla, beyinlerinden birbirlerine bağlı olan özel bir telepatik ağla birbirlerinin düşüncelerini ve bilgilerini okuyup öğrenebilecek. Kimsenin kimseden saklı birşeyi kalmayacak. Tüm insanlar bir birey olarak, bu ağ sayesinde mesafe gözetmeksinin birbirleriyle an be an bağlı olacaklar. İnsanlar artık hiç uyumadıklarından, bu ağ sayesinde 15-20 yılda tüm bilgilerini paylaşmış olacaklar. Tüm dış görünüşler denenmiş, her türlü korkular giderilmiş, tüm hastalıklar tedavi edilmiş bir hale geçildiğinde, insanların bir kısmı 5. boyuttaki dünyamızda kalmayı tercih edecek, çok büyük bir kısmı ise üst boyutlara geçerek dünyayı terkedecekler. Kalanlar, 5. boyuttaki dünyamızın temizlenmesi işleriyle ilgilenmeye devam edecekler. Üst boyutlara gidenler, istedikleri zaman dünyaya gelebilecekler. Dünya 2000 yıl sonra foton kuşağından çıktığında ve 3. boyuta indirgendiğinde artık yeni jenerasyon ve görevler için hazırlanmış olacak.

Foton kuşağı (Photon Belt) konusunda daha detaylı bilgi için Virginia Essene'nin "Galaktik İnsan" kitabını tavsiye edebiliriz.

 

 

KAYNAKLAR:
1. Virginia Essene, Sheldan Nidle (1994) "You are Becoming a Galactic Human", Spiritual Education Endeavors, ISBN 0937147087
2. Der jüngste Tag ("The recent day") by Hesse, 5th Edition, 1995, ISBN 3799902392, referenced in Die Transformation der Materie (http://www.holoenergetic.com/TX-trafomat.htm) , Edwin Zimmerli (İngilizce Çeviri (http://translate.google.com/translate?hl=en&sl=de&u=http://www.holoenergetic.com/TX-trafomat.htm)
3.Transcript of The Rings of Alcyone from Digital Seance: The Photon Belt Alcyone Saga: Part Two (http://digitalseance.wordpress.com/collection/the-photon-belt-alcyone-saga/the-photon-belt-alcyone-saga-parttwo/), The Rings of Alcyone (http://www.gnosticweb.com/documents/EN_The_Rings_of_Alcyone.pdf) , Samael Aun Weor, 1977 (listed on Gnostic Web: Last Works of Samael Aun Weor (http://www.gnosticweb.com/index.php?PageID=112)
4.Digital Seance: The Photon Belt Alcyone Saga (http://digitalseance.wordpress.com/collection/the-photon-beltalcyone-saga/)

5.NEXUS Magazine: Back Issues: Contents: Volume 2, Number 2 February-March 1991 (http://www.nexusmagazine.com/backissues/0202.conts.html)

6.Visitors from the Pleiades and the Photon Belt (http://www.geocities.com/Area51/Corridor/8148/pleiades.html) by Bob Laidlaw

7.Orvatron Bimonthly Newsletter, MarchApril, 1992 (http://beyond-theillusion. com/files/Orvotron/Newsletters/92marapr.txt) , archived on BeYoND THe iLLuSioN (http://beyond-theillusion.com/)

8.The Phoenix Archives -- The Phoenix Liberators - 1992 (http://www.phoenixarchives.com/liberator/index-1992.html) Volume 19, Number 3: Earth To Pass Through Photon Belt (http://www.phoenixarchives.com/liberator/1992/0592/050592.pdf), Volume 19, Number 10: Both Warnings And Deceptions Accelerate As We Near The Photon Belt(http://www.phoenixarchives.com/liberator/1992/0692/062392.pdf)

9.The Phoenix Archives -- Phoenix Journal Online (http://www.phoenixarchives.com/Journals/Published.php) #s50, 51, 52, 74, 95--all by Gyeorgos Ceres (appended with "Hatonn" or "Hatonn-Aton") and unpublished Phoenix Journal 185 (http://www.phoenixarchives.com/Journals/UnPublished/185.pdf) (view as HTML (http://72.14.253.104/search?q=cache:cLEhvuLi59UJ:www.phoenixarchives.com/Journals/UnPublished/185.pdf)

10.Google Groups: sci.astro: Galactic Radiation Belt, June 8, 1992 (http://groups.google.com/group/sci.astro/browse_thread/thread/40d174154b3f6294/57d291c8e8e415d1)

11.Cosmic Awareness Communications: Revelations of Awareness: Back Issues Catalog -- 1992 (http://www.transactual.com/cac/Back_Issues_1992.txt)

12.Revelations of Awareness 93-11. Photon belt - Wikipedia, the free encyclopedia 7/10/09 2:34 AM http://en.wikipedia.org/wiki/Photon_belt Page 5 of 6 (http://www.etext.org/Politics/Conspiracy/Cosmic.Awareness/1993.Issues/Issue_93-11) (archived at Etext.org)

13.Revelations of Awareness 95-4, 95-4,9,10,12,13, 96-2,8, 97-1,2,3,4, 99-6,11,12 via Revelations of Awareness back-issue master index search engine by Jon Strongbow (http://turnbows.net/cac/index.php)

14.When Lightning Strikes a Hummingbird: The Awakening of a Healer, by Foster Perry (introduced by Barbara Hand Clow), p. 78 (also mentioned numerous times in the Foreword by Clow, pp. XV-XX), ISBN 187918110X

15.Wikipedia

16. Essene & Nidle, pp. 27–28 (source: wikt:toroid)

17.TESTING THE MAGIC MOUNTAIN: A Brief Analysis Of Core Samples (http://auforn.com/Morley_Legg_1.htm) by Australian UFO Researcher Morley Legg on "The Australian UFO Research Network"

18.Xlibris Author Biography: Noel Huntley (http://www2.xlibris.com/bookstore/author.asp?authorid=5411)

19.The Photon-Belt Encounter (http://www.users.globalnet.co.uk/~noelh/photonbelt.htm), Noel Huntley, Ph.D., January 1998

20.Channeled Information: A Political Hotspot (http://www.soulhealer.com/chaninfo.htm) by Rita Louise

21.Harrington pp. 20-22,28,109,121,124,131,139-141,148-150,152,157

22.Michael Harrington, Touched by the Dragon's Breath: Conversations at Colliding Rivers, 2005, Susan Creek Books, Foreword p. i, ISBN 0-9748716-0-5

23.Harrington, p.7

24. Morphogenic Resonance or a Plethora of Galactic Center Disinformation (http://www.etheric.com/LaViolette/Disinformation.html), Paul LaViolette (bio (http://www.etheric.com/LaViolette/LaViolette.html), 1999

25.a b The Straight Dope (http://www.straightdope.com/classics/a4_042.html)

26.[1] (http://www.diagnosis2012.co.uk/1.htm#Channels) 27. NASA article about visual distortions near a black hole (http://antwrp.gsfc.nasa.gov/htmltest/rjn_bht.html)

28.NEXUS Magazine: Back Issues: Contents: Volume 2, Number 19 April-May 1994 (http://www.nexusmagazine.com/backissues/0219.conts.html)

29.Photon Band (http://www.empyreanrecords.com/artistDetail.php?artist_id=8) , Empyrean Records

30.Lilys: Eccsame the Photon Band (http://allmusic.com/cg/amg.dll?p=amg&sql=10:3vfoxq8hldfe), Allmusic, Jason Ankeny

31.Frankie Death and The Photon Belt - "Soundtrack For The Film Unseen" (Subversive Records 1998, CD) (http://www.aural-innovations.com/issues/issue14/fdeath.html) , Jerry Kranitz, Aural Innovations #14 (January 2001) (Subversive Records: The Photon Belt (http://subversive.itgo.com/tpb.htm)

32.Great Shift, Fred Sterling, (2005), Lightways Publishing, Hawaii, USA

 

DİĞER KAYNAKLAR:
Salem New Age Center: Photon Belt (http://www.salemctr.com/photon.html)
SkepticWiki: Photon Belt (http://www.skepticwiki.org/index.php/Photon_Belt)
The Straight Dope: Skeptical commentary (http://www.straightdope.com/classics/a4_042.html)
Spirit Dove: The Photon Belt (http://www.spiritdove.com/1_photonbelt.htm) - combined information from various sources
2012: Dire Gnosis: A Convergence of Eschatological Information.(http://www.diagnosis2012.co.uk/1.htm#Photon%20belt) - more combined info Retrieved from "http://en.wikipedia.org/wiki/Photon_belt" Categories: Channelling | New Age This page was last modified on 5 October 2009 at 16:50. Text is available under the Creative Commons Attribution-ShareAlike License; additional terms may apply. See Terms of Use for details.
http://en.wikipedia.org/wiki/Photon_belt Page 6 of 6
http://www.2012.com.au/Photon_belt.html
http://en.wikipedia.org/wiki/Photon_belt
http://www.straightdope.com/columns/read/963/is-the-earth-about-to-enter-the-photon-belt-causing-the-end-of-life-as-we-know-it
http://www.universallifetools.com/article_detail.php?recordID=122
http://indianinthemachine.wordpress.com/2010/01/18/the-photon-belt-cosmic-cloud-and-the-pleiades/

Yorum Yaz
Bu içeriği paylaşın!
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !